Navigation Menu

MİDİLLİ'DE YAZ - 1.Bölüm


Geçen sene İtalya gezisi için Yunanistan schengen vizesi almıştık, bu sene de Almanya turu öncesi yine Yunanistan'dan vizeye başvuruyoruz, niye mi çünkü daha uzun süreli veriyorlar :)


Bu defa heyecan biraz daha fazla bende, Arman ile ilk yurtdışı gezimiz olacak, acaba otelde uyuyabilecek mi, gündüz uykuları ne olacak, ya sütüm azalırsa, hasta olursa gibi bir sürü fikir dolanıyor kafamda.

Vize işlemleri için geçen sene sevgilim tek başına gidip benimkini de halledebilmişti, bu sene parmak izi muhabbetini çıkardıklarından ve kuzuma da vize alınacak olmasından dolayı beraber gidiyoruz.

Saat 10:00 da oradayız, yeni evrak istiyorlar vs derken öğleden sonra 14:30 da anca bitiriyoruz işlemleri, kuzum yorgun düşmüş halde. Yahu altı üstü 3-5 gün gezeceğiz nedir bu işkence diye bir hayli söyleniyorum, sanki batan ülkenin tapusunu üzerimize alacağız.

Armi'nin 5 yıllık pasaportu için 580 TL ödedik (2015 yılı), çünkü 18 yaş altındakilere aynı para olmasına rağmen 10 yıllık vermiyorlar, vize parası almadılar neyse ki.

Aslında bu pasaport ve vize işlemlerini yazsam ayrı yazı konusu olur, en zorlandığım konu resim aşamasıydı. Bebeğiniz 1 günlük bile olsa pasaport zorunlu, 2010 yılından önce anne-baba pasaportuna işleniyormuş, şimdi niyeyse ayrı isteniyor.


Neyse efendim fotoğrafçıda sadece flaşlı çekim yapılabildiğinden evde yere beyaz bir örtü serip, üzerine Armi yi yatırıyorum, sanırım 1000.fotoğrafta tutturuyorum, niye mi; yok kollar yanda olacak, koyu renk giyinecek, kulakların ikisi de gözükecek, ağzı kapalı olacak ki bence en zor aşama da budur. Çektiğimiz resmi fotoğrafçıya götürüp bastırıyoruz.

İşte minik bebeğimin, ilkokula başladığını düşündürten şirin resmi...


Feribot biletini internetten alıyoruz 75 TL, ofisten alsaydık 90 TL olacaktı, Armi'den almıyorlar ama yine de bilet kesmeleri gerekiyor bunu atlamamak lazım. Bileti internetten alsanız da feribota binmeden önce büroya uğrayıp elden almanız gerekiyor.

Geçen sene Midilli de mavi gözlü bir Türk kızına rastladığımızı anlatmıştım, telefonunu verdi ama ulaşamadık da demiştim hani :) Ya biz yanlış numara çevirmişiz yada hatlardan dolayı o arama görmemiş telefonunda meğerse.

Bu defa gitmeden internetten yazıyorum, günlerce benimle yazışıyor, nereleri gezelim, nelere dikkat edelim diye anlatıp duruyor sağolsun.

Orada yaşayan birinden fikir almak harika oluyor. Ayrıca çok geç kaldığımızdan otel ayarlayamamışız daha Molyvos için, o konuda da bize yer ayarlıyor sağolsun hem de nasıl güzel bir yer sonraki bölümlerde ayrıntılı anlatacağım.

Geçen seneden bu yana ikimizin de oğlu olmuş, Alkis, Armi den 3 ay daha büyük tatlı bir bebecik. Buradan Derya ya, eşine ve Alkis e kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum tekrardan.

Bavulları hazırladık, giyindik ve Armi'nin uykusundan uyanmasını bekledik, gözlerini açtığında kendini bebek arabasında buldu, yüzünde "yine noluyoruz" ifadesi ile, artık alıştı bize sanırım gülümsedi geçti :)


Böyle zamanlarda sevgilinin en çok kullandığı kelime "hadi geç kalıyoruz" oluyor, wc deyken, su içerken, giyinirken. Yahu adam zaten 3 saat önce kalktık, tuvalete de mi girmeyelim.

O kadar az eşya aldık ama yine de görüntü korkunç, yahu 5 günlük gezi için bu nedir, nasıl taşınacak. Allahtan Armi var ve ben onu taşıyacağım Boba ile, sevgili düşünsün artık gerisini.

Minik oğlum arabada Ayvalık'a gidene kadar uyuyor, ohh süper. Otoparka girince mis gibi kaka kokuları yayılıyor etrafa :) Sevgili biletlerimizi alırken, ben de arabanın arka koltuğunda kıpır kıpır oğlumla mücadele ederek temizlik işini hallediyorum, sıcakta, buram buram kokuyor ama 3 gün yapmadığında ne kadar telaşlandığımı hatırlayıp, "ohh be diyorum süper" yani siz düşünün artık.


Söylemeden geçemeyeceğim gümrüğün yanındaki otopark geçen seneden bu yana yüzde 100 zam yapmış, görebileceğiniz herhangi bir fiyat listesi de yok, önümüzde giren araç, fiyatları öğrenince çıkmak istedi, otoparkçı 20 TL sini vermedi neymiş efendim girdi-çıktı parasıymış. Resmen soygun var ama bebekle en yakın yer orası olduğundan el mahkum 4,5 günlüğüne 90 TL vermek mecburiyetinde kaldık.

Bizim gümrükten girerken kucağımda Armi olmasına rağmen kimse öncelik vermedi, hatta onu bırakın bavul alma bahanesiyle, hepsi önüme kaynak yaptı, en arkada bıraktı. Geç bey amca geç, belki boyun uzar oğlum o kalabalıkta telef olurken.

Hadi resim çekilelim oğluma hatıra kalsın diyorum, bir anda hop, heyy sil o resimleri yassah, nidaları yükseliyor, aman alın sizin olsun gümrüğünüz, hoş 2 tane çekmiştik birini sildik, naberrrr...


Feribota binerken sağolsun görevliler bavullarımızı taşıyor. Sevgiliye üzülüyorum bir elinde üstüste bavullar diğerinde bebek arabası nassıl eziyet nassıl :)


Allahtan çok kalabalık değil hafta içi gitmemizin faydası sanırım. Keyifli bir yolculuk yapıyoruz, Armi ile oynaşıyoruz, ben biraz kestirirken sevgili çaktırmadan paparazzilik yapmış, sonra işteeee Midilli'deyiz.



Biz Armi ile dışarıyı seyrederken önümüzdeki kadın dönüp "ohhh mis gibi bebek kokuyor" diyor, başlıyoruz muhabbete, bebekle birlikte olmak hiç tanımadığın insanlarla hemen samimi olacak kıvama getiriyor sizi.

Midilli'de ilk gözümüze çarpan, kıyıda çadır kuranlar, sönmüş botlar ve can yelekleri oluyor. Suriyeliler adaya dolmuş, Yunanistan'da para yok, gelenleri bekletiyorlar, sonra Atina'ya yollayacaklar. Oradan da şanslı olanlar Avrupaya kaçacak. Valla Yunanistanın pek umrunda olduğunu sanmıyorum sadece burayı terketsinler yeter.


Zaten geçenlerde bir videoda yayınlandı, Suriyelilerin botlarını delip batırmaya çalışmışlar da Türk balıkçılar kurtarmış, yani motto şu; bana geleceklerine ölsünler. Bu konuyu açınca içim acıyor, Akdeniz ve Ege kıyıları her gün bir sürü cesetle doluyor, botları patlayanlar, denize düşüp boğulanlarla dolu denizler, kıyıya minicik çocuk bedenleri vuruyor aylardır.

Eğer siz de benim gibi sadece sosyal medyada resim paylaşmayayım, -mış gibi yapmayım, ufak bir katkıda bulunayım istiyorsanız, denizlerdeki mültecileri kurtaran Moas'ı araştırıp dilerseniz para gönderebilirsiniz, sitesi için; tık tık!

Üzülerek izliyoruz tabloyu, yavaş yavaş iniyoruz feribottan, tam gümrük binasına girecekken, arkamdan biri Baby diye bağırıyor, evet sanırım bana yapılan bir iltifat bu deyip dönüyorum, tamam tamam Armi içinmiş :)

Bebekler öncelikli diyor, alıp beni ve sevgilimi cihaza bile sokmadan geçiriveriyor en öne. Vay arkadaş medeniyet bu mu acaba :) Görün, bir kişiyi geçebilmek için itişip kakışan amcalar görün...

Gümrükçü amcam sevgilimin pasaportunu inceleye inceleye bitiremiyor, yahu ne gördün fıstık gibi adam bırak da geçelim dimi ama, kızına mı alacaksın, benim o benim :)

Arabayı gümrüğün önüne getirmediler diye içimden saydırıyorum, bavullarla bekliyorum, sevgili arabayı alıp gelecek.

Önümde karizmatik, şık bir amca!!! Yahu o taytı ben bayan halimle giymem, aloo kaçmış bir yerlerine bey abi, bu arkadan görünüş bir de ön kısım var ama cesaret edip koyamadım buraya, o derece yani.


Gelen araba Daihatsu Sirion, valla ben alışkınım minik arabalara Yaris kullanıyorum neticede, ama gemi gibi arabaya binen sevgilim özellikle bavulları sığdırmaya çabalarken görülmeye değerdi.


Otelimiz geçen sene gidip çok memnun kaldığımız Theofilos Paradise. 1 gece burada kalıp Molyvos'a geçeceğiz, son gece yine buradayız. 210 numaralı odada kaldık tavsiye ederim, Midilli için en şık otel diyebilirim.



Size büyük oda ayarladık diyorlar başta, ama çatı katındaki odada ayakta durabilmek namümkün, banyoya oturak koymuşlar o kadar diyeyim, basık ve az camlı, kendimizi zor atıyoruz diğer odaya.


Geçen sene kaldığımız için Yüzde 10 indirimimiz vardı, eğer kalmak istiyorsanız internetten yapmayın rezervasyonu, oteli ararsanız daha uygun olacaktır.


Elimde gördüğünüz Midilli-Egenin huzur köşesi kitabı çok işimize yarıyor, yiyeceklerin içerikleri ve isimlerinden, plajlarına, tarihine her şey tüm ayrıntısı ile var, elimizden hiç düşmedi, özellikle haritası gayet ayrıntılı.


Bavulları odaya atıp hooop atlıyoruz kırmızı miniğe, bugün güneydeki birkaç plajı keşfedeceğiz, ver elini Barbaros Hayrettin Paşa'nın doğduğu; Plomari, zaten acıkmışız, geçen sene götürdüğümüz yumuşacık ahtapotu hala unutmadık.


Arabayı çeyrek depo verdikleri için öncelikle benzin alıyoruz, BP görünce giriveriyoruz, ne de olsa çalıştığım şirket. Sevgili şanssız 1 tane bile Total göremedik çünkü adada.


Sea Shell Tavern'e doğru yol alırken köşedeki bacım süzüm süzüm süzülüyor önümüzde, yani ben bile baktım o derece, sevgili "yok görmedim, ilgilenmedim" dese de yer mi anadolu çocuuu.

Resmini çekemedim ama yazdım hafızaya, kızlar siz siz olun Plomari'de trafiğe kapalı yolun köşesinde ki cafenin önünden geçirmeyin beyleri, yani o kadar da fit olunmaz ki, burada 5 ay önce doğum yapmış bir bayanız şunun şurası.



Restoranımız belli, siz bakmayın Taverna yazdığına, o bizim bildiğimiz çalgılı çengili mekan anlamına gelmiyor adada, yemek yenecek yerlere Taverna diyorlar sağolsunlar, başta bana pek bir garip gelmişti de açıklayayım dedim.

Tavernanın sahibi tüm adalılar gibi Türkçe konuşmaya çok meraklı, biz saganaki diyoruz O güveç :) Sevgili sürekli bana "başka,başka" diye sorduğundan, merak edip anlamını soruyor, yazdı hafızaya giderseniz size mutlaka "başka" deyip, şirin şirin gülümseyecektir eminim.



Arman yapışıyor menüye, herşeye tek tek bakıyor, oğlum daha 5 aylıksın ne anlarsın sen kalamardan, karidesten, alooo... Ama çok şirin değil mi bakar mısınız?


Burada adet; masaya önce su, ekmek ve ekmekliğin içinde çatal-bıçak gelmesi.


Sevgili, sardalya istiyor, Ağustos ayında gittiyseniz özellikle Kalloni Sardalyası tavsiye ediyorum, off ne güzel bir lezzet, kendi kılıç balığımdan çok sevgilininkinden otlanıyorum. Bu arada benim kılıç balığı menüde; çalıç diye geçiyor, ne tuttururlarsa işte, garip çevirilere alışın menülerde :)


Greek salata her yemekte baş köşede, yok yok öyle farklı bir şey değil, bildiğiniz domates, biber, salatalığı kocaman doğrayıp, üzerine feta peyniri koyuyorlar, alın size Greek salata. Ama içindeki herşey tazecik, domatesler bizdeki gibi süngere benzemiyor o yüzden her gün yedik ve hatta ek gıdaya henüz başlamamış Armi'ye de bol bol verdik :)


Bu arada ek gıdaya başlayınca sanırım Armi'nin altını temizlemekte zor olacak, biraz peynir, domates yediğinde bile buram buram kokmaya başladı, mandal kullanma zamanı :)

Ahtapotlar güneşte kurumaya bırakılmış, üzerleri eşek arısı dolu, sanırım mevsiminde gittik çünkü plaj, restoran, her yerde sürüyle vardı, Armi yi zor koruduk.


Arman'ın ilgisini çekti ahtapot arkadaşlar.


Kabak çiçeği kızartması da var masamızda, fakat Mytilene deki Kalderimi Restoranda yediğimizle arasında dağlar kadar fark var. Sonradan ayrıntılı olarak yazacağım ama buraya da not düşeyim; Kalderimi'de mutlaka etli yaprak sarma, kabak çiçeği kızartması yemenizi tavsiye ediyorum, bir deeee kalamar kızartması tabii ki.


O kadar özlemişiz ki bu lezzetleri, gebe çakala dönüyoruz. Kesinlikle biraz yüzmek şart oldu. Plomari'ye 6 Km uzaklıkta; Melinda Beach var, aslında Plomarinin içinde de plajlar var ama denizin içindeki 10 metre uzunluğunda ve 20 metre çapındaki kaya bizi kendine çekiyor.

Melinda'nın Latinceden gelen anlamı; bekçi. Zamanında burada yaşayanlar kayanın üzerine çıkarak köylerini korurlarmış, ayrıca denizcileri selamladığına inanılıyor, doğallığı bozulmamış, pırıl pırıl ve pek turistlerin bilmediği bir yer burası.




Bu arada boba'nın içinden, şapkasıyla boyacı Osman amcaya benzeyen Arman ile bol bol resim çekiliyoruz. Şapşik oğlum, resim çekileceğini anlayınca gözünü kameradan ayırmıyor.


Melinda da denizin içi büyük taşlardan oluşuyor, ulaşabilmek için önümde Armi, sırtımda çantam bir hayli yürüyoruz, burada şezlong ve şemsiyeler çok az ama bizim şansımıza tam gittiğimiz anda bir grup kalkıyor ve oğluşumla birlikte uzanıveriyoruz denize karşı.




Suyu pırıl pırıl fakat o taşlar yok mu o taşlar, sevgilinin yengeç gördüm cümlesiyle birleşince beni gayet tedirgin ediyor. Zaten Armi tek kalamıyor diye biz ayrı ayrı giriyoruz, denizin ortasında bir Özlem ve altta sürüyle, beni ısırmak için deliren yengeçlerin hayali, bana pek keyifli gelmiyor :)

Deniz kıyısında şirin bir restoran var, ben frappe yudumlarken sevgili de soda tercih ediyor. Şimdi çoğu kişi, "insan o manzarada uzo içmez mi, yerli şarap tüketmez mi" diyecektir eminim :)


Armi'yi kucağımda uyutuyorum bir yandan da resimden de belli olduğu şekilde, sevgilinin benim için söylediği şekersiz frappeyi yudumluyorum. Bu resimde "şekersiz" dediğim gayet açık sanırım.


Kuzumu uyutuyorum, sevgilimle gayet mutluyuz:)


Şezlongun üzerine bırakıp, güzelce sarıp sarmalıyorum, hadi bakalım bulun Armi nerede?


Güneşlendik, dinlendik ama artık yeni yerleri keşfetme vakti geldi.


Şimdiki hedefimiz, Agios Isidoros. Mavi bayraklı bir denizi var, kumsalı ufak ufak çakıllardan oluşuyor, denizi biraz dalgalı ve ılık. Melinda'dan daha keyifli bir yer, fakat wc si biz gittiğimizde berbattı, burada da giremedim bakalım nereye kısmet olacak diye geçiriyorum içimden.




Midilli'de plaja giriş parası diye bir şey yok, her yer halka açık ve beleş. Şemsiye ve şezlong bazı yerlerde ücretli bazı yerlerde ise arkasındaki restoranda yemek yerseniz ücretsiz.

Sevgilim ve Armi burada denize girmiyorlar, ben keyfini çıkarıyorum bol bol. Arkasında restoranı mevcut, önünde de ücretsiz otoparkı. Şezlon ve şemsiyeler burada emrinize amade. Aslında keşke Melinda da çok zaman kaybetmeden günü burada geçirseymişiz. Biraz daha büyük ve rahat geldi bana.

Bol virajlı ve yemyeşil yollardan, Türk radyoları eşliğinde şarkılar söyleyerek yolculuk yapıyoruz. Gariptir İzmirdeyken hep yunan radyoları çıkar burada da hep Türk radyoları :) Bir tezatlık var bu işte sanırım.

Yollara dağlardan hep taşlar dökülmüş çoğu yerde koruyucu tel döşemişler ve hatta üstü kapalı tüneller yapmışlar.

Dağ bayır derken Mytilene'de ki otelimize geliyoruz, işte wc zamanı diye seviniyorum, da daaammm. Ver sevgili ver içme suyunu hoşgeldin medeniyet :)


Duş alır almaz kendimizi sokaklara atıyoruz. şirin mi şirin, iştah açıcı bir tatlıcı buluyoruz, Sugar House. Dondurmalarına bayılıyorum, 3 kup dediğin nedir ki deyip saldırıyorum ama burada kuplar biraz devasa haberiniz olsun. Son kaşığı yiyemiyorum o kadar.



Sevgili de maşallah ağzından çok tshirtüne yediriyor. Foto çekeceğimi görünce kapatmaya çabalasa da türlü türlü triplerimden sonra yaramaz çocuklar gibi gösteriyor marifetini :)


Mağazaları geziyoruz daha doğrusu vitrinlerini görüyoruz, neredeyse hepsi kapalı. Ben zaten bunların açtığı zamana pek denk gelemedim, öğlen kapatırlar, akşam kapatırlar arkadaş dünya kadar turist var, habire dondurmacı-cafe mi gezeceğiz, aç da bakalım şu şirin ayakkabılara di mi ama.


Bu arada benim minnak oğlum arabasında uyuyor mışıl mışıl maşallah.


Eteğimin boyunu beğenmediği için, sevgili genelde yüzümü çekse de bol bol poz veriyorum. Akşam ışıklarla daha bir güzel burası.




Sahil şeridinin sonunda salaş balıkçılar var, niyetimiz orada akşam yemeği yemekti fakat o kadar tokuz ki artık başka sefere diyoruz. Sizin vaktiniz varsa mutlaka uğrayın derim ben.



Otele giderken ya oğlum uyanırsa, sabaha kadar ağlarsa diye düşünüp duruyorum. Allahtan emzirip, üstünü değiştirsem de yatağına koyunca mışıl mışıl uyuyor sabaha kadar.

Ben miiiii? Ne mümkün, ya odada fare varsa Armi'nin kulağını nefesiyle uyuşturup yerse, ya burnunu yerse diye kurup kurup kalkıp oğluma bakıyorum.


Tekrar yatınca da; ya beni görüp kaçtıysa hala yatağındaysa diye tekrar kalkıyorum. Bu şekilde sabaha kadar uyuyamıyorum ne yazık ki. Neyse sabah ola hayrola diye boşuna dememişler di mi?

Güzel bir kahvaltı yapar kendimize geliriz nasıl olsa...


  1. Midilli Gezi Notlarım;

    1. MİDİLLİ GEZİSİ - 1.BÖLÜM
    2. MİDİLLİ GEZİSİ - 2.BÖLÜM
    3. MİDİLLİ GEZİSİ - 3.BÖLÜM
    4. MİDİLLİ GEZİSİ - 4.BÖLÜM

    5. MİDİLLİ'DE YAZ - 1.Bölüm
    6. MİDİLLİ'DE YAZ - 2.Bölüm
    7. MİDİLLİ'DE YAZ - 3.Bölüm
    8. MİDİLLİ'DE YAZ - 4.Bölüm
Seyahatle kalın

Sevgiler...


İlginizi çekebilecek diğer yazılar;

  1. AKHİSAR DAN EMİRALEM E...
  2. AKÇAY GEZİSİ
  3. ALİAĞA - İZMİR
  4. AYVALIK TA 2 BLOGGER
  5. AYVALIK-CUNDA (CENNET)
  6. Antik Zeytin Hotel - Bodrum
  7. AĞVA GEZİSİ...
  8. BADEMLİ - DİKİLİ / FAME BEACH - Yeni !!
  9. BALKONUMUZDAN BALIKLAR
  10. BAŞTAN SONA MALDİVLER
  11. BEYRUT GEZİSİ
  12. BODRUM BODRUM...
  13. BOZCAADA GEZİSİ
  14. Bebek ile Tatil Nasıl Geçer ??? - Yeni !!
  15. Bodrum-Bitez-Turgutreis-Gümüşlük
  16. BÜYÜKADA ; BEN GELDİM...
  17. BİRGİ / ÖDEMİŞ
  18. CAVİT İN YERİ / GÜZELBAHÇE
  19. CUMARTESİ KEYFİ / AMRİTA SPA
  20. DALYAN VE İZTUZU PLAJI
  21. DENİZ UÇAĞINDAN MALDİVLER
  22. DEĞİRMEN (TİRE)
  23. DOĞU YA DOĞRU - 1
  24. DOĞU YA DOĞRU - 2
  25. DOĞU YA DOĞRU - 3
  26. Dağmaran Kahvaltı Evi
  27. Denize girmek için en güzel plajlar
  28. Dünyanın en küçük ülkesi; VATİKAN
  29. EFES ANTİK KENTİ (SELÇUK)
  30. EN GÜZEL PİKNİK ALANLARI
  31. ESKİ DATÇA VE SELİMİYE
  32. ESKİ FOÇA - İZMİR
  33. ESKİ FOÇA ŞENLİĞİ
  34. ESKİŞEHİR BALMUMU MÜZESİ
  35. Egenin akciğeri; URLA
  36. Emirgan Korusu, Laleler ve Köşkler..
  37. Eskişehir Gezi Rehberi / 2.Bölüm
  38. Eskişehir Gezi Rehberi/1.Bölüm
  39. Evlilik Teklifi, Kız Kulesi, Ağva
  40. FASULİ - İSTANBUL
  41. Fethiye'de Neler Yapılır - 1.Bölüm
  42. Fethiye'de neler yapılır - 2.Bölüm
  43. GAZİANTEP GEZİ REHBERİ
  44. GAZİANTEP GEZİSİ - 1
  45. GAZİANTEP GEZİSİ - 2
  46. GAZİANTEP GEZİSİ - 3
  47. GAZİANTEP GEZİSİ - SON :(
  48. GAZİANTEP TEN NELER ALDIM
  49. GEYİKLİ BOZCAADA ÇANAKKALE
  50. GEZİMANYA SÖYLEŞİM...
  51. GÖBEKLİTEPE - BALIKLI GÖL
  52. Günübirlik Gezilecek Yerler / 1.Bölüm
  53. Günübirlik Gezilecek Yerler / 2.Bölüm
  54. Güzeller güzeli; Mordoğan-Karaburun
  55. HAVA ALANINDAN...
  56. Haydi tatile; KUMBURGAZ 'a
  57. Hediyelik Eşya Günleri
  58. ITHAA / SU ALTI RESTORAN
  59. KAHVALTI MEKANLARI - PART 1
  60. KAHVALTI MEKANLARI - PART 2
  61. KAHVALTI MEKANLARI - PART 3
  62. KAHVALTI MEKANLARI - PART 4
  63. KAPUTAŞ PLAJI VE KAŞ
  64. KARAGÖL GEZİSİ
  65. KISA BİR YUNUS ŞOV...
  66. KIZ KULESİ HAKKINDA...
  67. Kirazlı Köyü / Hafta Sonu Kaçamağı
  68. Kozak ve Çam Fıstıkları
  69. MALDİVLER / MANTA BALIĞI
  70. MALDİVLER BALAYI / 1.Bölüm
  71. MALDİVLER BALAYI / 2.Bölüm
  72. MALDİVLER BALAYI / 3.BÖLÜM
  73. MALDİVLER DE YÜZMEK...
  74. MANTA BALIĞI (MALDİVLER)
  75. MASAJ / JAKUZİ (Maldivler)
  76. MERCANLARDA ŞNORKELLING
  77. Müthiş Bir Evlilik Yıldönümü !
  78. MİDİLLİ GEZİSİ - 1.BÖLÜM
  79. MİDİLLİ GEZİSİ - 2.BÖLÜM
  80. MİDİLLİ GEZİSİ - 3.BÖLÜM
  81. MİDİLLİ GEZİSİ - 4.BÖLÜM
  82. MİNİATÜRK / İSTANBUL
  83. NAZAR KÖY 'E YOLCULUK
  84. OYUN VE OYUNCAK MÜZESİ
  85. PALAMUT BÜKÜ / DATÇA
  86. PRAG GEZİSİ (Metin Yılmaz)
  87. PRAG GEZİSİ II (KARLOVY VARY)
  88. Palamutbükü-Datça / 2014
  89. Pamuklar içinde PAMUKKALE
  90. ROMA'yı Keşfetmeye Hazır Mısın?
  91. SAKLIKENT KANYONU
  92. SALVADOR DALİ SERGİSİ
  93. SEVGİLİM VE DEV BALIKLAR
  94. SIĞACIK/SEFERİHİSAR (cittaslow)
  95. Sevgilimin Doğum Günü / 2014
  96. Suların yuttuğu; HALFETİ
  97. Sutüven Şelalesi / Hasanboğuldu
  98. TANDIR ZEVKİ (GİZLİ BAHÇE)
  99. TESTİ GARDEN RESTORAN
  100. Taşlaşmış Şehrin laneti; POMPEI
  101. Teos Park-Sığacık/Seferihisar
  102. Türkiye'nin ilk otomobili;Devrim
  103. TİRE - KAPLAN
  104. Urla'yı 7 geçe; ÖZBEK KÖYÜ
  105. WAFFLE - TURUNÇ
  106. YEMYEŞİL MALDİVLER...
  107. Yalıkavak-Türkbükü-Yel Değirmeni
  108. Yunanistan Vizesi Hakkında Herşey
  109. YÖRÜK MÜZESİ / FETHİYE
  110. ZEUGMA (BELKIS) KÖYÜ
  111. ÇAMLIK LOKOMOTİF MÜZESİ
  112. ÇANDARLI / DİKİLİ-İZMİR
  113. ÇEŞME DE 2 BLOGGER...
  114. Çanakkale'nin meşhur; Peynir Helvası
  115. ÖZGÜRLÜK ANITI VE OSMANLI
  116. ÖZLEM'İN DOĞUM GÜNÜ / 2014
  117. Özel Araç ile Yurtdışına Çıkış
  118. İSKENDERİN MABEDİ; Mavi Dükkan
  119. İTALYA GEZİSİ - SİENA / Palio Yarışları
  120. İTALYA GEZİSİ / CENOVA
  121. İTALYA GEZİSİ / FLORANSA
  122. İTALYA GEZİSİ / MİLANO
  123. İTALYA GEZİSİ / PİSA KULESİ
  124. İTALYA GEZİSİ / San Gimignano - Orvieto
  125. İTALYA GEZİSİ / VENEDİK
  126. İZMİR E GELDİM DEMEK İÇİN...
  127. İZMİR ENTERNASYONAL FUARI
  128. İZMİR İÇİN LEZZET DURAKLARI
  129. İtalya İçin Ayrıntılı Gezi Rehberi
  130. İtalya'nın serseri çocuğu; Napoli
  131. İzmir'in Meşhur Köyü; KOZBEYLİ - Yeni !!
  132. İÇMELER / MARMARİS
  133. ŞIK RESTORANLAR
  134. ŞİRİNCE




6 yorum:

  1. YA FOTOYA BAYILDIM ÇOK ŞEKER ÇIKMIŞ MAŞALLAH BEBEKLE GEZMELERİ OKUYUNCA CESARETLENİYORUZ TAKİPTEYİM..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanın minik yavrunuzla beraber böyle hatıralar biriktirmek çok keyifli, bu pazar 10 günlük Almanya gezisine çıkıyoruz. Biraz daha zor olacak sanırım.
      Sevgiler...

      Sil
  2. Canım ya :) Çok tatlısınız maşallah. Allah nazarlardan korusun.

    YanıtlaSil
  3. 2015 nisanda oradaydık. Sea Shell restaurantı Agios Isidoros'a yakın kaldığımız Elia Village'nin sahibi önermişti. Biz de çok memnun kaldık. Gidecek arkadaşlara önerim beğendikleri otelle direk iletişim kurmaları ve rezervasyon siteleri ile fiyat kıyaslamaları. Otel sahipleri checkout esnasında bize kendileri önerdi, mail atın veya telefon edin daha iyi fiyat veriri dediler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet internet siteleri yuksek komisyon aliyormus pek sicak bakmiyorlar. En ucuzu ve garantisi direkt aramak.
      Bu arada hayatimin gercekten en lezzetli sardalyasini bu restoranda yedim.

      Sil
    2. Evet internet siteleri yuksek komisyon aliyormus pek sicak bakmiyorlar. En ucuzu ve garantisi direkt aramak.
      Bu arada hayatimin gercekten en lezzetli sardalyasini bu restoranda yedim.

      Sil

Pekiii sen bu konu ile ilgili ne düşünüyorsun? Yorumunu yaz ben Özlem e iletirim... :))

INSTAGRAM @yollardahayatvar