Navigation Menu

İTALYA GEZİSİ / San Gimignano - Orvieto


Floransa'dan yola koyuluyoruz, gruptan bir kişi bile katılmazsa gerçekleşmeyecek Toscana
güzellikleri turu için dua edip duruyorum, biliyorsunuz bizim grup ekstra hiçbir yere gitmek istemeyen insanlardan oluşuyor. 2 kişi gelmek istemese de sonradan ikna oldu. Biz de bu sayede bayıla bayıla gezdiğimiz San Gimignano, Orvieto ve Siena'ya gidebildik.



San Gimignano

Araba ile giriş mümkün olmadığından otobüsü tepenin alt kısmında park edip yürümeye başlıyoruz. Hemen kenardaki marketi aklınıza kazıyın, geri dönüşte suya bol bol ihtiyacınız olacak eğer bizim gibi 40 derecede geziyorsanız.

Yürürken kendinizi Türkiye'de sanabilirsiniz, o kadar çok Türk turist var ki, herkes yabancı modunda olduğundan, yaptıkları geyikleri gizlice dinlemek çok zevkli oluyor :) (Kötü ben)


Ortaçağ'ın Manhattan'ı olarak anılan, yaklaşık 350 metrelik bir tepenin üzerinde yer alan bu güzel köyün, uzun ismi San Gimignano Delle Belle Tori; yani güzel kulelerin San Gimignano'su... 

Bu isim tam da anlamını taşıyor, ortaçağda Aristokratlar ne kadar uzun kule yaparlarsa o kadar zengin ve güçlü olduklarını herkese gösterebileceklerini düşünmüşler ve bu bir geleneğe dönüşmüş. Diğerinden 1 metre bile daha uzun yapabilmek için çok büyük vergiler ödemişler.

Erkeklerin de bu büyüklük merakını bir türlü anlayamıyorum arkadaş ???


Sonradan bakmışlar ki bu işin bir sonu yok, bir kanun çıkarıp 52 metre yüksekliğinde olan belediye binası; La Rognosa'nın kulesinden daha yüksek kule yapmayı yasaklamışlar. 



Eeeee arkadaş zenginlik bu kural tanır mı bu defa da herkes ikiz kule dikmeye başlamış ve her yer kule olmuş, eski zamanlarda yaklaşık 74 kule bulunmasına rağmen, günümüze sadece 14 tanesi kalabilmiş.



Bu gördüğünüz kapı tokmakları bile 700 yıllık, hiç değiştirilmemiş.

San Gimignano kırmızı topraklara sahip bu yüzden çok bereketli, her yer yemyeşil, bağlar, zeytin ağaçları dolu özellikle 'monini' marka zeytinyağı bulduğunuzda kaçırmayın derim ben.




Üzüm bağları asla direk güneşe doğru bakmıyor, kırmızı toprağı kazsanız hemen içme suyuna denk geliyorsunuz. Buralarda safran da bol bol yetişiyor ihtiyaç varsa kaçırmayın.



Etrafı surlarla çevrili çok iyi korunmuş, Ortaçağ'dan kalma bir tepe köy burası, kendinizi film setinde hissetmeniz olası bizim gibi. Kapısından girince gözümüze işkence müzeleri çarpıyor. Kişi başı 10 Euro'ya gezebilirsiniz. 




Sevgiliye resim çekilirken gülümse diyorum, olmaz arkadaki abilere ayıp olur diyor, bu kadar empatiye de pes doğrusu, onlarda gülecek hal mi kalmış  :)

O zamanlar insanlara nasıl işkence yapıldığını gizlemek yerine bunu bile turistlerden para kazanmaya yarayacak bir meslek haline döndürmüşler, süperler


Yolda ilerlerken bir sürü hediyelik eşya dükkanı var, seramikçiler, çantacılar, alışveriş için güzel bir yer...




Şarap severler için bir cennet burası, San Gimignano'nun meşhur beyaz şarabı 'Vernaccia' İtalya'nın en kaliteli şaraplarından sayılıyor. 

Böyle anlattığıma bakıp da pahalı sanmayın şişesini 3-4 Euroya satın alabilirsiniz, İtalya için sudan ucuz desek yeridir :) Biz giriş kapısının yanındaki ilk dükkandan aldık. 


Kırmızı şarap konusunda Chianti ve Chianti Classico iddialı, Birçok aile üretiyor, şişeler aynı  fakat dikkatli incelerseniz üreticilere göre sembollerin değiştiğini göreceksiniz. En kalitelisi siyah horoz resmi olanmış sizin de aklınızda bulunsun.



Siyah horoz konusunu açalım, Floransa ve Siena arasında hep bir sınır kavgası var. Bunu çözmek için sabah horozlar öttüğünde şövalyeler yola çıkıp savaşmak konusunda anlaşmışlar.

Floransa akıllılık yapıp siyaha boyadıkları horozu 2-3 gün kapkaranlık bir yere kapatıyorlar. Daha sabah olmadan horozu saldıklarında, hava aydınlandı sanıp ötmeye başlıyor bizim kara horoz amca.

E bu durumda horozu öten Floransa'nın şövalyeleri daha önce yola çıkıyorlar :) Bu siyah horoz bundan sonra amblem olarak kalıyor.



Burada bahsettiğimiz şarapların saklama ömrü 2 yıl, daha fazla tutarsanız sirke olacaktır. Yıllanan şaraplar daha farklı. 

Bana her şarap saklanır ve değerlenir gibi gelirdi önceden, bunu bildiğim iyi oldu evde birkaç  şişe sirkemiz var bu durumda :)

Aklıma gelmişken şarap kadehleri ile ilgili bir bilgiyi de paylaşayım, neden şarap kadehini bardak kısmından değil de alttan tutmak lazım, çünkü şarabı belli bir ısıda tüketmek gerekiyor tam kıvamı için, eğer bardak kısmından tutacak şekilde olsaydı kadehler, elimizin ısısından etkilenen şarabın tadı da değişecekti.

Şimdi bizim dinimize göre haram olan şaraba, Hristiyanlar neden bu kadar meraklı, bu ilginç geliyor insana. 

Hz İsa; son akşam yemeğinde "aranızda bir kişi beni aldatacaktır" demiş ve gerçekten öyle de olmuş. Bu anın resmedilmesinde Hz İsa'nın bir eli ekmeği, diğeri de şarabı gösterir. "Yediğim ekmeği yiyen etimi, şarabı içen ise kanımı içinde hissedecektir" demiş.

Hz İsa'nın kanı olarak düşünüldüğü için kutsal olarak kabul edilir, vardır bir keramet diye içiyorlar sanırım. 

Karnımız acıktı, buranın meşhur bir başka şeyi de çıtır pizzaları. 



Kendimize birer dilim alıp meydanda oturmuş yaşlı amcaların yanına ilişiyoruz. Başta çekinsek de bakıyorum bizden neşeliler :)  Oh dert yok tasa yok, çene bol, yaşlanmak da güzel sanırım.




Bu arada pizza, İtalya'da yediklerimin en güzeliydi mmhhhh :) 


Karnımız doyunca artık özgürüz, en güzel manzara; belediye binasının yanındaki yoldan surların üzerine çıkınca var dedi rehberimiz, biz de gittik; 


Sokakları enfes, sıcak olmasına rağmen gayet keyifli fakat surların üzerinden manzara pek beni açmadı, o kadar tırmanmaya değer mi bilemem.. 



Evlerde eskiden gördüğünüz bu ufak delikler klima vazifesi görüyormuş, havalandırma için mutlaka yapılırmış, şimdilerde hepsinde klima olduğundan kapatılmış durumdalar.



Bu ortaçağ kasabasının her şeyi güzel kardeşim, dünyanın en iyi dondurmacısı ödülünü kazanan şahs-ı muhterem Gelateria Dondoli de burada en lezzetli tiramisu da. 

Tiramisuyu deneyelim diye Bar Piazzetta'da oturuyoruz. Bildiğiniz mika kaplarda geliyor, öyle özsüt-mado gibi süslü püslü servis var sanmayın. Bizde de ne süslüyorlar be kardeşim, her biri instagramlık :)

Bu muymuş meşhur tiramisu deyip birkaç kaşık yiyorum, ama o da nee.




İçinde dondurma kıvamında bir krema var, enfesssss.... Biz boşuna İtalya'da meşhur denen her yerde habire yiyip durmuşuz asıl mabedi burasıymış. Silip süpürüyoruz. 2 Adet tiramisu; 8 Euro


Tamam yedim de iyi halt ettim, önce pizza ardından tiramisu, şimdi gebe çakal gibi gezip duruyorum , bak sevgili en lezzetli dondurmayı yiyecek sen Mart kedisi gibi yalanacaksın etrafında. 

Neyse ki sevgili insaflı çıkıyor da bir-iki kez yalatıyor, saol valla :))




1348 yılında nüfusun dörtte üçünü alan veba salgını başlıyor, geri kalanlar da evlerini terk edip buradan uzaklaşıyor, yaklaşık 300 yıl boyunca boş bir kasaba olarak kalıyor. Yapılan kulelerin büyük bir bölümü bakımsızlıktan ve depremlerden dolayı yıkılıp gidiyor. 

 

Uzun zaman sonunda artık dedelerinin, atalarının evlerine gelip (torunlarının torunları sanırım) yerleşiyorlar, kasabanın havası hiç bozulmadan yeni binalar yapılmadan  700-800 yıllık binalarda oturuyorlar. Bağlarını devam ettiriyorlar, kalan kuleler de Unesco dünya mirası kapsamında korunuyor.


Biz olsak yıkar hemen gri betondan yenilerini yapar, rengarenk de boyardık sanırım ama bu hayırlı torunlar hiç bir özelliğini bozmadan yaşıyorlar burada ve anlatılanlara göre önlerine servet dökseniz de satmıyorlar.


Buralara kadar geldiyseniz gezmeden dönmeyin, İtalya turunun en keyifli kısmı bu bölüm diye düşünüyorum. Siz grup arkadaşlarınızı ikna etmenin yollarını bulun gitmeden bence :)


Sularımızı alıp, kocaman ağacın gölgesinde bekliyoruz, artık yola koyulma vakti, sırada keyifli bir kaçamak olan Orvieto var.

Orvieto

Kaçamak diyorum çünkü zamanımız azalıyor ve sadece bir yemek vakti kadar kalabiliyoruz burada. Öncelikle tepeye kadar otobüsle çıkmak zor olduğundan füniküler kullanıyoruz. Gerçekten keyifli ve hızlı.


Hooop vardık bile...


Sokaklar diğer Toscana yolları gibi harika, görüntü muhteşem hele dükkanlar rengarenk. Bol bol fotoğraf çekiyoruz ve yokuşu tırmanınca yine bir Katedral'in karşısında buluyoruz kendimizi. 




Artık bıktım görmek istemiyorum, hadi yemek yiyelim modundayız, yeter arkadaş nedir bu ufacık köyde bile devasa bir Katedral. 


Biz hakkını veremedik ama yan duvarları siyah- beyaz olan taş Katedral, gotik mimari stilinin bir şaheseri olarak tanınıyormuş. 


Bizim ülkemizde İzmir'in Aliağa ilçesinin Güzelhisar köyünde Ayasofya Cami var gibi düşünün, bu devasa yapı, öyle duruyor o ufacık yerleşim yerinde...

Sokak aralarında şirin bir pastane-restoran görüyoruz. Arkada da enfes bir bahçesi varmış. Teleferiğe yetişmemize 15 dakikamız kaldığından en hızlı ne gelir diye soruyoruz, Fettucini.



Enfes ben zaten makarnalarından en çok bu çeşidi beğeniyorum. Önden de ikram olarak adını söyledikleri ama akılda tutmanın imkansız olduğu bu mini pizzaları götürüyoruz.



İnternet şifresini soruyorum, hatun kişi elinde bir fişle geliyor, saati  bilmem kaç Euro , altta da şifre. E be kardeşim 5 dakikamız kalmış sen söylemeden geçirmişsin bize 1 saati. yoldan mı topluyoruz bu paraları biz :)


Neyse ki bahçede çekmiyor da iptal ettiriyoruz yoksa çok gücüme gidecekti. Lezzetli Fettucini den sonra apar topar çıkıp yollarda koşuşturmaya başlıyoruz, aman diim bizi almadan gitme rehber abi :)



Gruplar bu yüzden güzel, geç kalma şansınız az. Biz gittikten sonra 15 dakika başka yolcuları bekliyoruz, hadi bayanları anladım alışveriş, wc derken takılıp kalıyorlar, peki amcacım sen napıyordun anlat bakalım.

Kısa, keyifli, tam tadında bir gezi oluyor, sizin daha fazla zamanınız olursa Orvieto'nun altındaki mağaraları, San Patrizo sarnıç  ve kuyusunu gezmenizi öneririm. 

Siena'yı diğer yazıda anlatacağım çünkü muazzam eğlenceli zaman geçirdik, rengarenk kıyafetlerde insanları, at yarışını ve muhteşem gösterileri izledik. Senede 2 defa olan bu gurur mücadelesine denk gelen tur sayısı azmış, o yüzden biz çok da şanslıydık sanırım.


Siena yazımı mutlaka okumanızı tavsiye ederim, şimdilik benden bu kadar, en kısa zamanda görüşmek dileğiyle, mutlu kalın...


İTALYA DA NERELERİ GEZDİK;
  1. İTALYA GEZİSİ / CENOVA 
  2. İTALYA GEZİSİ / FLORANSA
  3. İTALYA GEZİSİ / MİLANO
  4. İTALYA GEZİSİ / PİSA KULESİ 
  5. İTALYA GEZİSİ / VENEDİK


İlginizi çekebilecek diğer gezi yazıları;

  1. AKHİSAR DAN EMİRALEM E...
  2. AKÇAY GEZİSİ
  3. ALİAĞA - İZMİR
  4. AYVALIK TA 2 BLOGGER
  5. AYVALIK-CUNDA (CENNET)
  6. AĞVA GEZİSİ...
  7. BALKONUMUZDAN BALIKLAR
  8. BAŞTAN SONA MALDİVLER
  9. BEYRUT GEZİSİ
  10. BODRUM BODRUM...
  11. BOZCAADA GEZİSİ
  12. Bodrum-Bitez-Turgutreis-Gümüşlük
  13. BÜYÜKADA ; BEN GELDİM...
  14. BİRGİ / ÖDEMİŞ
  15. CAVİT İN YERİ / GÜZELBAHÇE
  16. CUMARTESİ KEYFİ / AMRİTA SPA
  17. DALYAN VE İZTUZU PLAJI
  18. DENİZ UÇAĞINDAN MALDİVLER
  19. DEĞİRMEN (TİRE)
  20. DOĞU YA DOĞRU - 1
  21. DOĞU YA DOĞRU - 2
  22. DOĞU YA DOĞRU - 3
  23. Dağmaran Kahvaltı Evi
  24. Denize girmek için en güzel plajlar
  25. EFES ANTİK KENTİ (SELÇUK)
  26. EN GÜZEL PİKNİK ALANLARI
  27. ESKİ DATÇA VE SELİMİYE
  28. ESKİ FOÇA - İZMİR
  29. ESKİ FOÇA ŞENLİĞİ
  30. ESKİŞEHİR BALMUMU MÜZESİ
  31. Egenin akciğeri; URLA
  32. Emirgan Korusu, Laleler ve Köşkler..
  33. Eskişehir Gezi Rehberi / 2.Bölüm
  34. Eskişehir Gezi Rehberi/1.Bölüm
  35. Evlilik Teklifi, Kız Kulesi, Ağva
  36. FASULİ - İSTANBUL
  37. Fethiye'de Neler Yapılır - 1.Bölüm
  38. Fethiye'de neler yapılır - 2.Bölüm
  39. GAZİANTEP GEZİ REHBERİ
  40. GAZİANTEP GEZİSİ - 1
  41. GAZİANTEP GEZİSİ - 2
  42. GAZİANTEP GEZİSİ - 3
  43. GAZİANTEP GEZİSİ - SON :(
  44. GAZİANTEP TEN NELER ALDIM
  45. GEYİKLİ BOZCAADA ÇANAKKALE
  46. GÖBEKLİTEPE - BALIKLI GÖL
  47. Günübirlik Gezilecek Yerler / 1.Bölüm
  48. Günübirlik Gezilecek Yerler / 2.Bölüm
  49. Güzeller güzeli; Mordoğan-Karaburun
  50. HAVA ALANINDAN...
  51. Haydi tatile; KUMBURGAZ 'a
  52. Hediyelik Eşya Günleri
  53. ITHAA / SU ALTI RESTORAN
  54. KAHVALTI MEKANLARI - PART 1
  55. KAHVALTI MEKANLARI - PART 2
  56. KAHVALTI MEKANLARI - PART 3
  57. KAHVALTI MEKANLARI - PART 4
  58. KAPUTAŞ PLAJI VE KAŞ
  59. KARAGÖL GEZİSİ
  60. KISA BİR YUNUS ŞOV...
  61. KIZ KULESİ HAKKINDA...
  62. Kozak ve Çam Fıstıkları
  63. MALDİVLER / MANTA BALIĞI
  64. MALDİVLER BALAYI / 1.Bölüm
  65. MALDİVLER BALAYI / 2.Bölüm
  66. MALDİVLER BALAYI / 3.BÖLÜM
  67. MALDİVLER DE YÜZMEK...
  68. MANTA BALIĞI (MALDİVLER)
  69. MASAJ / JAKUZİ (Maldivler)
  70. MERCANLARDA ŞNORKELLING
  71. Müthiş Bir Evlilik Yıldönümü !
  72. MİDİLLİ GEZİSİ - 1.BÖLÜM
  73. MİDİLLİ GEZİSİ - 2.BÖLÜM
  74. MİDİLLİ GEZİSİ - 3.BÖLÜM
  75. MİDİLLİ GEZİSİ - 4.BÖLÜM - Yeni !!
  76. MİNİATÜRK / İSTANBUL
  77. NAZAR KÖY 'E YOLCULUK
  78. OYUN VE OYUNCAK MÜZESİ
  79. PALAMUT BÜKÜ / DATÇA
  80. PRAG GEZİSİ (Metin Yılmaz)
  81. PRAG GEZİSİ II (KARLOVY VARY)
  82. Pamuklar içinde PAMUKKALE
  83. SAKLIKENT KANYONU
  84. SALVADOR DALİ SERGİSİ
  85. SEVGİLİM VE DEV BALIKLAR
  86. SIĞACIK/SEFERİHİSAR (cittaslow)
  87. Sevgilimin Doğum Günü / 2014
  88. Suların yuttuğu; HALFETİ
  89. Sutüven Şelalesi / Hasanboğuldu
  90. TANDIR ZEVKİ (GİZLİ BAHÇE)
  91. TESTİ GARDEN RESTORAN
  92. Teos Park-Sığacık/Seferihisar
  93. Türkiye'nin ilk otomobili;Devrim
  94. TİRE - KAPLAN
  95. Urla'yı 7 geçe; ÖZBEK KÖYÜ
  96. WAFFLE - TURUNÇ
  97. YEMYEŞİL MALDİVLER...
  98. Yalıkavak-Türkbükü-Yel Değirmeni
  99. Yunanistan Vizesi Hakkında Herşey
  100. YÖRÜK MÜZESİ / FETHİYE
  101. ZEUGMA (BELKIS) KÖYÜ
  102. ÇAMLIK LOKOMOTİF MÜZESİ
  103. ÇANDARLI / DİKİLİ-İZMİR
  104. ÇEŞME DE 2 BLOGGER...
  105. Çanakkale'nin meşhur; Peynir Helvası
  106. ÖZGÜRLÜK ANITI VE OSMANLI
  107. ÖZLEM'İN DOĞUM GÜNÜ / 2014 - Yeni !!
  108. Özel Araç ile Yurtdışına Çıkış
  109. İSKENDERİN MABEDİ; Mavi Dükkan
  110. İTALYA GEZİSİ / CENOVA - Yeni !!
  111. İTALYA GEZİSİ / FLORANSA - Yeni !!
  112. İTALYA GEZİSİ / MİLANO - Yeni !!
  113. İTALYA GEZİSİ / PİSA KULESİ - Yeni !!
  114. İTALYA GEZİSİ / VENEDİK - Yeni !!
  115. İZMİR E GELDİM DEMEK İÇİN...
  116. İZMİR ENTERNASYONAL FUARI
  117. İZMİR İÇİN LEZZET DURAKLARI
  118. İÇMELER / MARMARİS
  119. ŞIK RESTORANLAR
  120. ŞİRİNCE









7 yorum:

  1. San Gimignano'ya yakında giden Arkadaşlarım diyorki orası bizim şehrimiz,en çok Orayı beğendik.

    YanıtlayınSil
  2. Sirin ve keyifli bir yer gercekten arkadaslariniz cok hakli bence de :)

    YanıtlayınSil
  3. Bizim dinimize göre haram an şaraba hıristiyanlar neden meraklı ilginç geliyor yazmışsınız ama asıl ilginç olan,müslümanım diyen ve şarabın haram olduğunu bilenlerin şaraba meraklı oluşu değil mi? Fikrimi sorarsanız asıl ilginç olan bu geliyor bana.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Herkes kendi doğrularına göre yaşıyor bence, ben 2 din arasındaki bu farkı ilginç buldum o yüzden yazdım.

      Sil
  4. Canım yine süper bir yazı olmuşta benim aklım şimdi de tiramisu da kaldı =)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim deee :) Olsa da yesek şimdi o tiramisuyu :) Bu yazıyı yayınladım ardından da tiramisu yaptım zaten :)

      Sil
  5. Herkes kendi doğrularına göre yaşarsa din diye bir şey kalmaz zaten.Ben o cümlede ne demek istediğinizi anlayabiliyorum fakat şu var ki fıkhi hükümler zamanla Allahü teala tarafından değiştirilebilir o zamanlar şarap haram değilmiş sonra ise haram kılınmış..Neden diye soramayız..itikadi bilgiler ise hiç değiştirilmemiş bütün ahi dinlerde itikad edilecek şeyler aynı sadece,yaradan hükümleri değiştirmiş.yani merak ettiğiniz konunun açıklaması budur....yorumuma yer verdiğiniz için teşekkür ederim.Ama bu konular üstünde "kendi lehimize" düşünmek elbette iyi bir şey olur.

    YanıtlayınSil

Pekiii sen bu konu ile ilgili ne düşünüyorsun? Yorumunu yaz ben Özlem e iletirim... :))

INSTAGRAM @yollardahayatvar