Navigation Menu

Ege'de Çok Bilinmeyen 30 Gezilecek Yer


Oysa dokunsa bir kız
Bu taraftan

Dökülür meyveleri karşı kıyıya

İncir kuşu devşirdiği incirleri

Taşır da ada vadilerine

Bölüşür Yunan çocuklarıyla

Ege’nin ela tepeleridir yüreğim*


gezilecek yer, ege, kozbeyli, bergama, rota, tatil, günübirlik, izmir, foça, tire, karaburun, fethiye, ödemiş, birgi

Gözlerinizi kapatın, burnunuza buram buram sıcacık köy ekmeğinin kokusu gelsin, üzerine sapsarı tereyağını sürüyorsunuz, en üste mis gibi çemen, köy sütü de yanı başında, canınız mı çekti o zaman doğru; Kozbeyli sofrasına, ardından köy meydanındaki salaş kahvede, 100 yıllık kocaman bir dibekte, tokmakla dövülen kavrulmuş kahve, yanında getirilen minik lokumları ile tarifsiz bir lezzet. Şakir'in Yeri'ne kahve içmeye köye gelenlerin sayısı hiç de az değil.


Önceleri dağın yamacında olan bu köy, zamanla şimdiki yerine doğru kaymış. Muhteşem taş evleri, daracık yolları, organik köy pazarı ile eski havasını hala koruyor, meyve ve sebzeler halis muhlis bu köyde yetişen doğal ürünler, renklerini görünce anlayacaksınız siz de.


2 - Bademli / Dikili



Burası Türkiye'nin cennet bölgelerinden biri, uğramadan asla geçmemek lazım. Köyün meydanında kahvesi, bakkal dükkanı ile şipşirin bir yer, yapılan koruk suyu ise fevkalade fakat asıl güzelliği elbette ki muhteşem denizi. 

gezilecek yer, ege, kozbeyli, bergama, rota, tatil, günübirlik, izmir, foça, tire, karaburun, fethiye, ödemiş, birgi

Tablo gibi, aslında buralara deniz demek insanı kesmiyor, özellikle Pisa Koyu ve Fame Beach sizi kendine aşık edecek, denizin rengini tarif etmekte zorlanacaksınız.

Selçuk'ta bulunan bu müzeye; Şirince sapağından itibaren 8,5 Km sonra ulaşıyorsunuz. Girişte hiçbir tabela yok şaşırmayın. Benzin istasyonuna gelmeden sağa sapıyorsunuz. 

Bu müzede İngiliz, AlmanAmerikanFransız, Çekoslovak ve İsveç yapımı 30 buharlı lokomotif sergilenmekte. Aralarında dünyada 2 adet bulunan ve odunla çalışan İngiliz yapımı bir lokomotif de var.


Atatürk 1936 yılında beyaz tren ile gelerek Çamlık köyünde konaklamış. Atatürk ün tren gezilerinde çekilmiş fotoğraflarından oluşan bir de anı odası var burada.

Avrupa'nın en büyük tren açık hava müzesi burası. Müze kart ne yazık ki burada geçmiyor.

Ayna gibi ışıltılı bir göl, bolca yeşillik ve oksijen, şen insan sesleri, bolca fotoğraf malzemesi ile müthiş bir krater gölü. 





Deniz kıyısındaki, güzel manzaralı bu şirin köyün tarihi hakkında yazılı kaynaklardan bilgi verebilmek biraz zor çünkü 1950 yılında Urla Hükümet konağındaki yangında tüm belgeler yok olmuş. Kulaktan kulağa anlatılanlara göre ise 1.000 yıllık bir tarihten bahsediyoruz.



Köy; İzmir e 50 Km, Urlaya ise sadece 7 Km uzaklıkta. Caminin bahçesindeki devasa çınar ile resim çektirmeyi unutmayın.



Sahilinde boydan boya cafeler, restoranlar sıralanmış. Biz kış mevsiminde gittiğimiz halde hepsi doluydu. Bayağı popüler. Özellikle balık çeşitleri olarak Akkum Restoran pek meşhurmuş, kahvaltı için ise Acar Cafe'ye uğranmalı. Gitmişken Özbek katmeri ve akkum yongası yemeden dönmeyin ama :)


Seferihisar Citta slow, yani yavaş şehir. Şöyle ki; araba kullanımı yok, bisiklet ile yolculuk yapıyorsunuz, şehrinizde büyük alışveriş merkezleri yok, onun yerine yerel marketlerden alışveriş yapılıyor. Hazır yiyeceklerden ziyade doğal ev yapımı yiyecekler tüketiliyor. Bunun gibi şehir hayatının hızına ayak uydurmayan, daha sakin şehirlere dünya çapında verilen bir ünvan citta slow 



Pazar günü giderseniz köylü kadınların kendi elleriyle yaptığı ürünlerin olduğu pazarı da gezebilirsiniz. Sokaklar, börek, sarma, baklava, kadayıf, gözleme kokusundan geçilmiyor, daha doğrusu geçemiyorsunuz, hepsinden tatmak için delice bir arzu oluşuyor içinizde. 



Teos marina, Sığacık kalesi ve sahili muhteşem.


7 - Sutüven Şelalesi / Hasanboğuldu Göleti



Şöyle söyleyebilirim, elinizde fotoğraf makinanız varsa her 3 saniyede bir 10 dakikalık molalar vereceksiniz demektir. Sutüven de bulunan tüven kelimesi; sıçrayan anlamını taşıyor. Yani sıçrayan su, su sıçraması gibi bir şey demek.


Rivayet odur ki; 
Emine ve Hasan birbirine aşık 2 genç, biri ovalı diğeri obalı. Kızın ailesi evlenmelerine karşı. Hasan'a töre gereği "eğer ki 40 okkalık tuz çuvalını dağın üzerinden aşırır, bizim obaya getirirsen kız senindir" diyorlar. 

Hasan Gökbüvet mevkiine gelince gücü tükeniyor ve kayalardan yuvarlanıyor. Emine sabah olunca Hasan'a hediye ettiği yazmayı suda buluyor, üzüntüsünden aynı yazmayla kendini suyun başındaki çınara asıyor.


Gölete Hasanboğuldu, o çınara da Emine çınarı adı verilmiş. Hatta; 1990 yılında, bu acıklı hikaye Orhan Aksoy'un yönetmenliğinde, Hülya Avşar "Emine", Yalçın Dümer "Hasan" rolünde bir filme dönüştürülmüş.

Yürüyüş yolunda bile sular akıyor, dağ taş her yerden aktığı gibi. Ağaçlar, kocaman kocaman kayalar ve müthiş bir manzara. 





Kozak; ülkemizin çam fıstığı ihracat şampiyonu. Fıstık çamının yolculuğu buradan başlıyor, Türkiye’yi dolaşıp Avrupa üzerinden ABD’ye ulaşıyor ve dünyada tam 1.600 noktada konaklıyor. 


Fakat sizi sürekli deklanşöre bastıracak şey bu fıstıklar değil, tertemiz hava, sıra sıra ağaçlar, şırıl şırıl akan nehir, ve yeşilden sarıya doğru binbir renk.



Denizi, plajı, güzel evleri,tertemiz havası ile Mordoğan'ı keşfettikten sonra istikameti, yakında bulunan muhteşem Karaburun'a çevirin.






Atatürk eskiden buralara gelmiş ve köylü kızlar ona üzümlerinden vermişler. Köylü kadınlar da dantel perdelere bunu resmetmişler ve o zamanlar her evde bulunurmuş, evinde bu perde olmayan insanlar çok ayıplanırmış. 




Burası İzmir'in en küçük ilçesi. 1 Belde ve 13 köyü bulunuyor. Tertemiz denizi ve eşsiz manzaralara sahip olmasına rağmen turizm açısından çok gelişmemiş, nedeni ise dar ve virajlı yolları. 

Sualtı güzellikleriyle meşhur; özellikle tüplü ve tüpsüz dalış yapanlar için bulunmaz bir yer burası. Bunun yanında bahar aylarında açan yüzlerce birbirinden güzel çiçekle de doğaseverlerin, fotoğrafçıların ve trekkingcilerin de favorileri arasında.

Kafa dinlemek isteyen, gerçek huzuru arayan, suyun altını ve üstünü keşfe çıkacak herkese kucak açmış bekliyor Karaburun. 



Mordoğan ve Karaburun'a kadar gitmişken, dilek pınarı Narcissos a uğrayıp dilek dilemeyi de unutmayın sakın :) 


Urla; sakin, huzurlu bir yaşam vaat ediyor misafirlerine, çoğu ünlünün ve maddi durumu çıtadan yüksek olanların, buradaki villaları tercih etmesinin sebebi de bu



Karantina adasını, Ünlü Yunan şair Yorgo Seferis’in, ölümünün 100.yılı olması dolayısı ile restore edilen eski oturduğu evini, balıkçılarını, denizin altını, üstünü görmeden sakın gelmeyin geri :) 


Arnavut kaldırımlı sokaklarında yürümek, "Egenin akciğeri" unvanını hak eden tertemiz havasını içinize çekmek, hangi yat benim olsun hayali kurmak, keyifli evlerinin her birine hasta olmak, bir gün mutlaka burada yaşamalıyım diye içinizden geçirmek için bile gelinip görülmeli.




Boydan boya deniz kıyısında bulunan bu ilçe, ılıcası, şelalesi, plajları ile kesinlikle keşfedilmeyi bekliyor.



Foça'ya Çandarlı'ya çok yakın, o yüzden özellikle buralara yolunuz düştüyse mutlaka uğranmalı. 



Plajları, sahilindeki devasa parkları, iskelede tazecik pişirilen balıkların lezzeti, Ağa park'ı, İzmir Caddesi, denizi, muhteşem gün batımı ile dönüşte aklınız burada kalacak.



Kumsalındaki armut koltuklarda nargilenizi ve biranızı içebildiğiniz, sokakları kirlenmesin diye çekirdek ve her türlü kabuklu yemişin yasak olduğu, denizin kıyısında Cenevizlilerden kalma kalesiyle, yaz mevsimi tıklım tıklım ve eğlence hayatı keyifli, kış mevsiminde ise yalnız olmasına rağmen çoğu insanın (ben dahil) daha çok gitmek isteyeceği kadar huzurlu bir yer .




Düşünün şimdi upuzun bir kordonda yürüyorsunuz, terlediniz mi çıkarın üstünüzdeki T-shirt ü atlayın denize , çıkınca hemen denizin üzerindeki Deniz Restoranda indirin balıkları mideye. Uykunuz mu geldi Restoranın karşısında Kaffe Pansiyonda konaklayın, yanındaki Veli Ustadan dondurmanızı yedikten sonra tabii.


Çandarlı eski adıyla Pitane nin anlamı Kadın kenti, Kraliçe kentidir (burada kendimi iyi hissetmemin nedeni bu sanırım), Amazon kadın savaşçılar yöreye egemen olmuşlar ve Pitane başta olmak üzere birçok kıyı kentin kurucusu olmuşlardır. Anlamı da buradan gelmektedir.

Yaz Kış sizi kucaklamaya hazır Amazon Kadınlarının sahil kasabasında mutlu anılar biriktirmeniz dileğiyle.



Can Yücel in burada yaşaması, tanınması için büyük etken. 




Ufak sokakları, minik tezgahlardaki el işleri, sıcacık insanları ile sempatik bir yer burası.



Çok yıldızlı oteller yok, disco yok, alışveriş merkezleri, son model arabalarıyla hava atan gençler, jet-ski ler yok.


Bunların yerine bahçesinde mangal yapabildiğiniz minik pansiyonlar, apartlar, berrak ve yağ gibi bir his bırakan yumuşacık bir deniz, gece açılan birkaç minik tezgah, esprili dondurmacıları var. 



Bir defa giderseniz bizim gibi müdavimi de olabilirsiniz, aman herkese söylemeyin de bozulmasın olur mu?




Aslında adından da anlaşılacağı üzere burası bir müze, hatta giriş ücreti istemeyen bir müze (alışık olduğumuz bir durum değil elbet).

Sahibi Enver Yalçın 15 yıl boyunca Anadolu insanın kullandığı yaklaşık 2,500 parça eşyayı tüm Akdeniz'i ve Fethiye'nin 71 köyünü dolaşarak toplamış, sahiplerinin isim ve resimleriyle beraber biriktirmiş. Her birinin hikayesini tek tek dinlemiş ve işlettiği restoranın yanına çift katlı bir bina yaparak sergilemiş.



Müzenin haricinde müthiş bir kahvaltısı da var, her ürün kendi imalatları, bahçeden sebzeleri, peynirleri, tavuklarının altından alınma yumurtaları, meyve suları..vs. 



Ben defalarca saymama rağmen tam rakamı tutturamadım fakat sanırım çeşit 25 in üzerindeydi. Bazlaması, katmeri, sınırsız çayı ve her şeyin doğal olmasından dolayı, lezzeti ile bambaşka bir yer burası.






Her noktadan bir yeşillik çıkıyor, sararmış yapraklar, akan suyun şırıltısı, Dağ Restorandaki çeşit çeşit otlar, Tire kebabı, Rafet amcanın minik organik ürünler satan dükkanı, her şeyi ile muhteşem bir yer.





Her evin önünde nazar boncukları asılı, taşlarında, kapısında, bacasında, dağların arasındaki harika manzarası ile adının hakkını kesinlikle veriyor. 




Boncuk yapım atölyesinde ustaları izlemek, nazar cafe de muhteşem bir kahvaltı yapmak , el işi nazar boncuğu hatıraları almak için inanılmaz keyifli.




Merkezinde sağlı sollu el emeği göz nuru mağazaları, birbirinden güzel evleri ve şarap dükkanları....


Şimdi o şarap dükkanlarından birinin içine girip tadabildiğiniz kadar çok şarap tadın,  almak zorunda bile değilsiniz, böğürtlen, elma, Şeftali, ahududu, kavun...vb aklınıza ne geliyorsa onun şarabını yapmışlar, ufak taburelerde şarhoş olana kadar için, o kadar lezzetli ki almadan çıkamayacaksınız zaten.


Şirince ufak, yolları sıkıntılı ama sizi çeken bir büyüsü var. Gittikçe gidesin geliyor. O yemeklerin tadını başka yerde bulabilmeniz mümkün değil. Hafta sonu kaçamakları için birebir. Kalmak isterseniz bir kaç tane pansiyonu var hemen merkezde. O kadar güzel evlerde mis gibi dağ havası ile uyanmak herkese nasip olmaz. 




Kayaköy, kimi kaynaklara göre 11. yüzyılda, kimilerine göre ise 14. yüzyılda bölgede yaşayan Rumlar tarafından Likya uygarlığının kalıntıları üzerine kuruluyor. Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”sinde de sözü geçen ve Rumca ismi Levissi olan Kayaköy’ün, 20. yüzyılın başına kadar zengin bir kent olarak yaşamını sürdürdüğü biliniyor.



Fotoğraf çekmek için harika bir yer, tarihe siz de bir ucundan dokunmak isterseniz, buraya mutlaka uğramalısınız.




Selimiye ufak, şirin bir köy. 




Denizi tertemiz, insanları da çok cana yakın. Denizin hemen dibindeki otellerde konaklarsanız tadından yenmez.






Turgut Şelalesi yan yana 5 şelalenin sıralanması ile oluşuyor. Sizde benim gibi devasa akan sular hayal ettiyseniz yanılırsınız. Ufak ufak şelaleler bunlar. Yürüyüş yolları yapılmış aralarına.




İçerisinde 860 yaşında, içindeki kovuktan baktığınızda gökyüzünü görebildiğiniz bir ağaç var.



Eski ve artık kullanılmayan bir su değirmeni de mevcut. Zaten her taşın arasından su akıyor. Sıcak bir günde serinlemek için çok doğru bir seçim Turgut Şelalesi.

22 - Kız Kumu




İnsanlar, Musa Peygamberin Kızıl Denizi yararak geçmesi gibi denizi yürüyerek geçiyor suyun üzerinden. Manzara inanılır gibi değil. Burası Kız Kumu. Eee tabi efsanesi eksik olmaz böyle yerlerin;



3 bin yıl önce Baybassos Kenti'nin kralı, düşmanlarıyla giriştiği ve uzun yıllar süren savaşı kaybeder. Kenti ele geçiren düşmanlar, kral ile halkını öldürür. Krallığın güzelliğiyle meşhur prensesi, korsanlardan kaçmaya çalışır. Deniz kıyısına gelen ve yüzme bilmeyen prenses, gerçekleşen mucize sonucunda eteğine doldurduğu kumları serptikçe deniz üzerinde bir yol oluşmaya başlar. Havanın karanlık olması nedeniyle yolunu kaybeden prenses, eteğindeki kumlar bitince boğularak yaşamını yitirir.





Ulu Cami ve Mehmet Bey Türbesi, diğer yanda Ümmü Sultan Türbesi, İmam-ı Birgivi Medresesi, günümüzde kullanılmayan 400 yıllık Osmanlı Hamamı buram buram tarih kokuyor.



Sokaklarında dolaşıyoruz, daracık ve eğri büğrü, sevgilim İspanya da da aynı şekil yolları gördüğünde rehber, ona; savaşlarda ok atan askerlerden korunmak için böyle dar ve dönemeçli yollar yapıldığını anlatmış, biz de Frigler, Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları ve Osmanlılar gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan bu kasabanın dar yolları için aynı şeyi düşünüyoruz.




Ustası; caminin minberini 7 yılda kündekari sistemle yapmış, boya olarak da altın varak ve zümrüdü toz haline getirip kullanmış. 3000 parça ve 175 geometrik şekilden oluşuyor. Her yıl bakımı için taşbaskı ve zeytinyağı ile yağlanmakta. Minaresindeki çiniler de kesinlikle görülmeye değer.





Hemen girişte, internette bir hayli meşhur olan iştahınızı kabartan, yerde bağdaş kurarak yemek yiyebildiğiniz  'Köy Sofrası' var. 





Evlerin bahçelerinde mandalina, nar ağaçları harika bir görüntü oluşturuyor. Köydeki kadınların yaptıklarından oluşan, dışarıdan gelen herhangi bir ürünü satmanın yasak olduğu Ekolojik pazar da keşfedilmeyi bekliyor.







Sevgi ve su beldesi güzel Akçay. Denizin içinden çıkan tatlı suyu, Sarıkız Efsanesi, upuzun sahil bandı, keyifli kafeleri ile harika bir gezi olacağına hiç şüphe yok.


Adını Foklardan alan (Fokai) bu muhteşem güzellikteki yer ilk görüşte sizi etkileyecek. 



Denizi, balıkçı tekneleri ve muhteşem manzarası, haritaya baktığınızda seçemeyeceğiniz kadar irili ufaklı adaları mevcut, deniz kıyısından baktığınızda çoğunu net bir şekilde görebilirsiniz. Daha yakından görmek isterseniz günübirlik tekne turlarıyla bir yolculuk kesinlikle tam da aradığınız şey.



İçinde kocaman bir de kalesi var... Kesme taştan dikdörtgen şeklinde planlanmış ve günümüzde sayılabilen 9 adet kulesi bulunmakta.

Muhteşem denizi, plajları, balık restoranları, sahil bandı ile mutlaka uğranmalı.





Eşsiz ve hatta muhteşem bu kanyon ölmeden görülecekler listenize bu yazıdan sonra hemen eklenmeli, en kısa sürede plan yapılıp, tadı çıkarılmalı..






Çağıl çağıl akan suyun üzerinde yemeğinizi yiyebilir, sizi yutmaya çalışan suların içinde yürüyebilir, rafting yapabilir yada sadece muhteşem pozlar çekebilirsiniz.





Modunuz ne olursa olsun sizi; manzarası ve lezzetiyle sizden alacak bir yer biliyorum. Önünde dalgakıran ve iskele, biraz ilerisinde plaj ve müthiş bir deniz manzarası...




Köyün genelini boşnaklar oluşturduğu için meşhur Pita günlerine de mutlaka denk gelmek lazım.


29 - Bergama Antik Kenti



Yüksek bir tepeye kurulmuş antik kentin en üstünde kral ve ailesinin yaşadığı akropol yer alıyor. Kütüphanesi bir zamanlar İskenderiye kütüphanesi ile yarışır nitelikteymiş, hatta  Mısırlılar kıskançlıktan papirüs kağıdı göndermemeye başlamışlar bunun üzerine Bergama da parşömen isimli kağıt imal edilmeye başlanmış.

Mutlaka gidilip görülmeli, tarihi buram buram koklanmalı







Düşünün yemyeşil bir ormanın içindesiniz , etrafınızda her türden çiçek var, hava mis gibi tertemiz, yanınızda; içinde kazların, ördeklerin yüzdüğü şırıl şırıl bir dere. Hayal etmesi bile güzel öyle değil mi.


Çocukken hadi bakalım bir resim çiz dediklerinde hep buna benzer yerler çizmez miydik. Derenin yanında ufak bir evin olduğu ... Bu güzelliğe bir de yemeklerin hazır geldiğini, size servis eden çok tatlı insanların bulunduğunu ekleyin işte alın size , Değirmen ...

....


Bugünlük benden bu kadar, gezilecek görülecek o kadar çok yer var ki, 30 tane sadece çok ufacık bir kısmı.

Güzelliklerle dolu bir başka yazımda görüşmek üzere,

Seyahatle kalın...

Sevgiler


*Şiir http://www.nkfu.com/ sitesinden alınmıştır.



İlginizi çekebilecek diğer gezi yazıları;

  1. Antik Zeytin Hotel - Bodrum
  2. BADEMLİ - DİKİLİ / FAME BEACH
  3. Bebek ile Tatil Nasıl Geçer ???
  4. Bodrum-Bitez-Turgutreis-Gümüşlük
  5. Dağmaran Kahvaltı Evi
  6. Dünyanın en küçük ülkesi; VATİKAN
  7. EN GÜZEL PİKNİK ALANLARI
  8. ESKİ DATÇA VE SELİMİYE
  9. ESKİŞEHİR BALMUMU MÜZESİ
  10. Egenin akciğeri; URLA
  11. Eskişehir Gezi Rehberi / 2.Bölüm
  12. Eskişehir Gezi Rehberi/1.Bölüm
  13. Fethiye'de Neler Yapılır - 1.Bölüm
  14. Fethiye'de neler yapılır - 2.Bölüm
  15. GAZİANTEP GEZİ REHBERİ
  16. GAZİANTEP GEZİSİ - 1
  17. GAZİANTEP GEZİSİ - 2
  18. GAZİANTEP GEZİSİ - 3
  19. GAZİANTEP GEZİSİ - SON :(
  20. GAZİANTEP TEN NELER ALDIM
  21. GEZİMANYA SÖYLEŞİM...
  22. GÖBEKLİTEPE - BALIKLI GÖL
  23. Günübirlik Gezilecek Yerler / 2.Bölüm
  24. Güzeller güzeli; Mordoğan-Karaburun
  25. Haydi tatile; KUMBURGAZ 'a
  26. KAHVALTI MEKANLARI - PART 4
  27. KAPUTAŞ PLAJI VE KAŞ
  28. KARAGÖL GEZİSİ
  29. KAYRA BEACH / DİKİLİ
  30. Kirazlı Köyü / Hafta Sonu Kaçamağı
  31. Kozak ve Çam Fıstıkları
  32. MİDİLLİ GEZİSİ - 1.BÖLÜM
  33. MİDİLLİ GEZİSİ - 2.BÖLÜM
  34. MİDİLLİ GEZİSİ - 3.BÖLÜM
  35. MİDİLLİ GEZİSİ - 4.BÖLÜM
  36. MİDİLLİ'DE YAZ - 1.Bölüm
  37. MİDİLLİ'DE YAZ - 2.Bölüm
  38. MİDİLLİ'DE YAZ - 3.Bölüm
  39. MİDİLLİ'DE YAZ - 4.Bölüm
  40. PALAMUT BÜKÜ / DATÇA
  41. Palamutbükü-Datça / 2014
  42. Pamuklar içinde PAMUKKALE
  43. ROMA'yı Keşfetmeye Hazır Mısın?
  44. SAKLIKENT KANYONU
  45. SEYREK - HOBİ PARK - Yeni !!
  46. Sevgili Günlük / Almanya'ya doğru - Yeni !!
  47. Sevgilimin Doğum Günü / 2014
  48. Suların yuttuğu; HALFETİ
  49. Sutüven Şelalesi / Hasanboğuldu
  50. Taşlaşmış Şehrin laneti; POMPEI
  51. Teos Park-Sığacık/Seferihisar
  52. Türkiye'nin ilk otomobili;Devrim
  53. Urla'yı 7 geçe; ÖZBEK KÖYÜ
  54. Yalıkavak-Türkbükü-Yel Değirmeni
  55. Yunanistan Vizesi Hakkında Herşey
  56. YÖRÜK MÜZESİ / FETHİYE
  57. ZEUGMA (BELKIS) KÖYÜ
  58. ÇAMLIK LOKOMOTİF MÜZESİ
  59. Çanakkale'nin meşhur; Peynir Helvası
  60. ÖZLEM'İN DOĞUM GÜNÜ / 2014
  61. Özel Araç ile Yurtdışına Çıkış
  62. İSKENDERİN MABEDİ; Mavi Dükkan
  63. İTALYA GEZİSİ - SİENA / Palio Yarışları
  64. İTALYA GEZİSİ / CENOVA
  65. İTALYA GEZİSİ / FLORANSA
  66. İTALYA GEZİSİ / MİLANO
  67. İTALYA GEZİSİ / PİSA KULESİ
  68. İTALYA GEZİSİ / San Gimignano - Orvieto
  69. İTALYA GEZİSİ / VENEDİK
  70. İZMİR E GELDİM DEMEK İÇİN...
  71. İZMİR ENTERNASYONAL FUARI
  72. İtalya İçin Ayrıntılı Gezi Rehberi
  73. İtalya'nın serseri çocuğu; Napoli
  74. İzmir'in Meşhur Köyü; KOZBEYLİ
  75. İÇMELER / MARMARİS

7 yorum:

  1. Akçay dedin ya bitirdin canım beni ne kadar özledim bir fırsat bulupta o taraflara gitmek çok uzun yıllardır nasip olmadı.Bu arada bir yazım da senden bahsettim okumak istersen :)
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/2016/01/mim-nasil-bilirdin.html

    YanıtlaSil
  2. Insallah en kısa zamanda gidersin guzel AKÇAY a, Yazıni okudum cok mutlu oldum inan ki. Ne kadar guzel anlatmissin ;) nişanlına da selamlar mutluluklar

    YanıtlaSil
  3. ne güzel yerler akçaya bende gitmiştim çok eskiden akçay denilince aklıma ilk her köşede olan çeşmeler gelir aklıma çok lezzetliydi suları :D blogumada beklerim sevgiler :)

    YanıtlaSil
  4. dilek ağacı saçmalığına uğrayacağınıza dua edin. bazı yerler çok güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dua etmedigimi nereden biliyorsunuz ?

      Sil
  5. özlem hanım sizi tebrik ediyorum çok uzun ve ayrıntılı bir yazı olmuş. egede gezilecek yerler listesi oluşturmayı düşünüyordum ki size rastladım. sanırım sizin üstünüze böyle bir konuyu kaleme almak küstahlık olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkur ederim ne guzel sozler. Kustahlik ne demek hepimiz birbirimizden beslenip kesfediyoruz. Kucak dolusu sevgiler

      Sil

Pekiii sen bu konu ile ilgili ne düşünüyorsun? Yorumunu yaz ben Özlem e iletirim... :))

INSTAGRAM @yollardahayatvar