Navigation Menu

MALLORCA İÇİN HAZIRLIKLAR...



Benim için sadece hayalden ibaret olan bazı yerler vardı, Maldivler gibi mesela. Hani ölmeden önce nereyi görmek istersin diye sorduklarında adını söylersin ama nasıl giderim diye hiç araştırma bile yapmazsın.


İstersin sadece, bir tarafın ümit bile etmez, o hayaldir senin için ya, işte aynen öyle duygularla gittik balayında Maldivler'e.


Şimdi nereden çıktı bu Maldivler demeyin ben birine bile gideceğimi düşünmezken aynı güzellikte başka bir cennete düşüyor yolum bu defa da; Mallorca'ya.

Ne demişler hayal etmek gerçekleştirmenin yarısıdır diye, diğer yarısı da benim hayallerimi hayata geçirmek için çabalayan bir sevgilimin olması sanırım. 

Aslında bu sene yıllık iznimizde, Kıbrıs ve Samos yapmayı planlamıştık, hem bütçeyi de fazla sarsmamış oluruz diye düşündük. 

Sonra hangi ara, ilk kim dedi Mallorca'yı, nasıl aklımıza soktu bilmiyorum, bizim tüm planlar alt üst oldu bu sayede.


Kıbrıs'a gittik elbette hem de ne gitmek, bir hafta muhteşem denizinde Arman ve sevgilim keyif yaptık. Neyse bu başka bir yazının konusu olsun, dallanıp budaklanmaktan Mallorca'yı anlatamayacağım bu yazının sonuna kadar sanırım.

Mallorca'ya gitmek istiyoruz ama direkt uçuş yok, İspanya'da yakın bir noktaya uçup (Barcelona, Madrid gibi) oradan Mallorca'ya geçmek en mantıklısı, peki mantıksız tarafı ne derseniz; İzmir'de oturduğumuz için oralara direkt uçuş bulunmaması derim elbette.

Yani önce İstanbul'a uçmak gerekiyor ve bizim gibi 1,5 yaşındaki Arman ile bu kadar uçuş bünyeye biraz fazla. İzmir'den nereye uçuş var önce onları araştırıyoruz. Münih ve Frankfurt en mantıklıları çünkü Mallorca resmen Almanya'nın yazlığı gibi, adaya gidince bunu daha iyi anlıyoruz tabii. 

Geçen sefer Romantik Yol turumuzda Münih'de kalmış fakat Octoberfest'de eğlenmekten orayı pek gezememiştik, bu defa altını üstüne getirelim diye Münih'te karar kılıyoruz, adaya uçuş sayısı da bir hayli fazla zaten. Aslında Münih gidiş, Frankfurt dönüş alsak mı diye bayağı düşündük ama son dakikada çok da karıştırmayalım diye vazgeçtik.

Aktarma yeri tamam, peki vize işini nasıl halledeceğiz, bu Almanya adamı yorar, biz en iyisi yine Yunanistan üzerinden schengen vizesi alalım diye düşünüp önden bir Sakız Adası turu da ekliyoruz plana. Off yarabbim en son durum şudur;

2 gece Sakız adası, 1 gece Münih, 7 gece Mallorca, 3 gece daha Münih ve evimize dönüş, ertesi gün de iş başı :) Bu plan sadece Mallorca'yı görmek için yapıldı, düşünün işte, neden benim için önceleri hayal olduğunu.

Şimdi söylemeden geçmeyeyim bu planda pişman olduğum yerler de var, mesela Sakız Adası kesinlikle 2 günde gezilecek bir yer değilmiş, müthiş koylarının, ortaçağ kasabalarının keyfini çıkarmak için en az bir hafta kalmak lazımmış,

Sakız Adası

Sakız Adası
İkincisi Mallorca'da sıcacık denize girdikten sonra Münih'te 10 derece ile karşılaşınca şok oluyor insan, keşke o 3 günü de Mallorca gezimize ilave etseymişiz, deniz sonrası oğlum Arman dahil hepimiz hastalandık.


Vee Mallorca'yı gezmek için 1 hafta bile azmış, ada deyip geçmeyin o kadar büyük ki insan inanamıyor. (Balear takım adaları içinde en büyüğü de burasıymış)

Vize kısmı yine her zamanki gibi bizi yormuyor, Yunanistan vize işlemleri İzmir'de VFS Global aracılığı ile yapılıyor, biz geçen defa parmak izi vermiştik bu yüzden Arman ile ben gitmiyoruz başvuruya, sevgili hepimizin işlemlerini hallediyor.

Bu arada şirketi aradığımızda baba tek başvuracağı için benim noterden muvaffakatname vermemi istediler, gittim 60 TL bayıldım, aldım. Fakat başvuruda sormamışlar bile. Bu da içimde kalmasın yazayım :)

Münih'te havaalanına ve şehre yakın olsun diye, NH Otel, Riem'de konaklayacağız, daha önce de kaldığımız için konforu ve kahvaltısı konusunda hemfikiriz, fakat unuttuğumuz bir nokta var; bu otel soğuk arkadaş, hatta NH otellerinin bir çoğunda konakladım hepsi soğuk, net!

Ama yaz ya soğuk iyidir diyorum içimden, bekle yaz, Almanya burası şekerim, git de göreceğim ben senin bilgiçliklerini :)

Almanya'da araç kiralamaya gerek yok, metro ağı harika. Mallorca için ise Avis'ten Seat İbiza kiralıyoruz, internet üzerinden sigorta da yaptırıyoruz.

İlave olarak bebek koltuğu ve navigasyon da istiyoruz ama internetten onun parasını almıyorlar, Avis'in kendisi teslimat sırasında alacakmış ödemeyi.

Şimdi biz gittikten sonra öğrendik, size de aktarayım. Eğer araç kiralıyorsanız sigortasını internetteki firmadan değil de, indiğinizde şirketin kendisinden yaptırmak mantıklıymış,

Avisteki Maria bize bunu üstüne basarak anlattı, çünkü mesela kaza yaptınız Allah korusun, siz ücretini ödüyorsunuz, sigorta yaptırdığınız aracı şirkete yazıyormuşsunuz, onlar sonradan size veriyorlarmış, elbette ki bir sürü uğraştırdıktan sonra.

Avis'in kendisinden yaptırırsak ise kazadan sonra kendileri karşılıyormuş direkt. Bu da not olarak dursun. Yani en ucuz kim veriyorsa internetten ondan alıp, diğer tüm fasa fiso ödemeyi şirkete yapmak mantıklı bence.

Bu arada bizim İbiza, içinde navigasyonu olan Citroen Picasso'ya dönüştü sonradan, ayrıca navigasyon parası verseydik bundan birazcık az ödeyecektik, iyi ki de değiştirmişiz inanılmaz konforlu geldi.

Son olarak Mallorca'da nerede kalacağız sorusu ile başbaşa kalıyoruz. Seçenek bir hayli fazla. Öncelikle ne istiyoruz bunu belirlemek lazım.

Merkezde konaklayayım derseniz Almudania, Jaime III gibi güzel oteller var, yada marina da muhteşem bir deniz manzarasına karşı uyanayım diye düşünebilirsiniz bu durumda Tyrp Palma Bellver Otel, ya da ondan daha yeni olan Costa Azul, para mühim değil dersen de Melia Otel tercih edilebilir.

Değinmeden geçmeyeyim, oteli seçerken kahvaltı içinde mi, otopark ücreti ne kadar diye bakmayı ihmal etmeyin derim, günlük 15 Euro otopark, 19 Euro da kişi başı kahvaltı ödemek istemiyorsanız tabii ki :)

Yok ben merkezde istemem önünde plajı olsun yeter derseniz, Cala Millor, Alcudia, Camp de Mar, Magaluf, Ses Covetes, Porto Cristo güzel noktalar.

Plaja her zaman giderim kafa dinlemek istiyorum diyecek kadar yorgunsanız ise; butik köy Deia, Soller, Inca, Valdemossa kalınabilecek yerler.


Biz önünde plaj olsun, merkeze de araçla yakın olsun, kahvaltısı, otoparkı içinde olsun, fiyatı da uygun olsun diyerekten, tavsiye üzerine Can Pastilla da ki Helios Hotel'i tercih ettik. Genel olarak memnun kaldık, otel büyük, temiz, önünde havuzu var, plajın hemen arka sırasında yer alıyor, odalarından bazıları (mesela bizimki) denize bakıyor.

Otel işini de çözdükten sonra, 6 Aylık Schengen vizemiz cebimizde Sakız Adasını bir güzel gezdik geldik, Münih'e gitmeden bir geceyi evde geçirdik, iyi de oldu, Sakız da kirlenen kıyafetleri bıraktık, yeni bavul hazırladık, refresh olduk yani :)

Bu arada oluşan çamaşır dağını hemen unutmaya niyetliyim :) Gitme zamanı yaklaştıkça heyecan sarıyor beni, bakalım nasıl uyku tutacak :)

Uçak saatlerimizi biraz da Arman'a göre ayarladık çok erken yada çok geç değil, o yüzden biraz fazla ödedik. İzmir den Münih'e Sun Express ile uçuyoruz, (2 yetişkin+1 çocuk yaklaşık 1250 TL) Arman'ın da bavul hakkıyla birlikte 60 Kg çok iyi geliyor bize.


Münih'ten Mallorca'ya ise Lufthansa ile uçacağız, orada biraz sıkıntı var çünkü kişi başı 1 bavul hakkımız var. (2 yetişkin+1 çocuk yaklaşık 676 Euro) Aslında sırt çantalı gezsek, hiç bavulumuz olmasa çok daha uyguna uçabilirdik. Sitesinde "aayyy ne kadar ucuz" dediğiniz biletler onlar, bavulla kapıya dayanınca bilet parasından fazlasını verebilirsiniz baştan uyarayım dedim :)

Uçağa biniyoruz, Arman'da 2,5 saat uyuyor neyse ki. İndiğimiz an bir gariplik olduğunu anlıyoruz, burası soğukkk yahu.

Eee tabi Ağustos bile olsa Almanya'dasın şekerim. Havaalanında bizim devasa bavulu yere açıp oğlumla, yanımızda ne olur ne olmaz diye getirdiğimiz uzun kolluları giyiyoruz. Sevgiliyi hiç düşünmemişiz. O tshirt üstü gömlek yapıyor, eldeki imkanlar dahilinde ısınmaya çabalıyoruz :)

Arman'ın karnını doyur, altını aç kapat, ee hadi bi daha kaka yaptı tekrar aç derken havaalanından bir türlü çıkamıyoruz.


Otele gitmek için S8 hattını kullanacağız, havaalanında metro için bilet makinası var, biz ertesi gün Mallorca'ya gideceğimiz için tek seferlik bilet alıyoruz, 2 kişi, tek aktarmalı Riem yaklaşık 13 Euro. Aslında günlük, yada 3 günlük grup biletleri var, birden fazla binilecekse ve kalabalıksanız gayet ucuza denk geliyor.

Havaalanından çıktığımız an yağmur da serpiştirmeye başlayınca tam oluyor, neyse yüzümüzü asmak yok diyerek atlıyoruz metroya. Leuchtenbergring ilk aktarma istasyonu, her gezi sonrası bir daha ki sefere sırt çantası ile gideceğim diye kararlar almamıza rağmen elimiz kolumuz yine bavul dolu. İşte şenlik şimdi başlıyor.

Hani o ülkemizi kıyaslarken çok övdüğümüz medeni Almanya var ya hıhh işte onun metrosunda asansör yok, yürüyen merdiven mi güldürmeyin beni. Şaşırıyorum, yahu bizim dandirik Aliağa metrosunda her ikisi de mevcut.


Diğer şaşırdığım konu ise, soğuk insanlar diye düşündüğüm Almanlardan yapılı bir abinin bana kıyamayıp elimdeki bavulu hem indirip, hem de karşıya geçince yine yukarı taşıması oldu. Valla Almanca bir sürü teşekkür ederim (danke schön) dediğimi sansam da aslında "önemli değil" (bitte schön) diyerek kendimi paraladığımı daha sonradan anladım ama O güldü geçti sağolsun.

Burada metroya binip otelin bulunduğu Riem durağında iniyoruz, medeniyet sınıfta kaldı, asansör konusunda burada da değişen bir şey yok, bu defa kibar bir abi de yok, hadi bakalım önde çocuk, eller kollar dolu bir ton merdiven inip çıkıyoruz. Her basamakta sevgi ile dolup taşıyorum resmen :)

Yağmur hızlanıyor, kucağımızda; az önce metroda ağlama krizine girip bizi intiharın eşiğine getiren Arman, bu defa gülümsüyor, elde bavullar otele doğru koşmak yerine, sakin sakin sohbet ederek yürüyoruz.


Koşuşturmanın içinde farkına varamıyoruz bazen ama mutluluk aslında çok basit. Yağmurda, bambaşka bir ülkede beraber yürümek gibi mesela. Oğlumu ve sevgilimi izliyorum o an, sanki her şey yavaş modda ilerliyor, hani filmlerde izleriz ya aynen öyle. Fakat filmlerde genellikle bu sahneden sonra birine bir şey olur, mutlu anlar çok uzaklarda kalır. Hemen kafamdan siliyorum bu saçma düşünceyi :)

Sürekli konuşuyor sevdiğim adam, oğlum gördüğü yabancı her şeyi tanımaya çabalıyor, abaaa diyor yanımızdan geçen her araca. Birlikteyiz daha güzel ne olabilir ki.


Yemyeşil, muhteşem manzaralı bir yoldan geçince otelimizi görüyoruz, aslında niyetimiz eşyaları bırakıp şehri gezmek fakat o kadar yorgun ve açız ki, acaba odada mı takılsak teklifime başta riske girmemek adına "yok canım" dese de sevinçten gözlerinin içi gülen sevgili, "eehh tamam o zaman, ben oda servisinden yemek söyleyeyim" diyerek cevap veriyor.

Dinlenmeyi deli gibi istese de, sonradan; "Metin istemedi aslında gezecektim odada tıkılı kaldım" diye bıdı bıdı yapmayayım diye sanırım, hemen atlamaz, akıllı adam vesselam.

Almanya da en zorlandığım konu elbette ki yemek, menüde sadece patates çorbası var mesela, burada pek meşhur da patates. Bunun harici makarna da iyi bir seçenek. Gerisi çoğunluğu domuz etli  yiyecekler. Arman patates çorbası içmekten helak oldu bu gezide.

Oda servisi isterseniz 5 Euro fazladan ödeme yapıyorsunuz ama kesinlikle değer bizim için, çünkü Arman'ın restoran alerjisi var, girdiği an basıyor yaygarayı. Odada ise oyuncaklarıyla oynarken her şey çok daha kolay :)

Tamam şehre gitmiyoruz ama ihtiyaçlarımız var, mesela odada kola-pringles keyfi de mi yapmayalım di mi ama, bir de tabii su konusu önemli, otelde içmeye kalksan gezi parasının yarısını bırakacağız. Sevgili; evimizin er kişisi olarak olaya el koyuyor ve yakınlarda vardır diye market aramaya gidiyor. Şanslıyız ki donmadan bulabilmiş.

Ertesi gün Mallorca uçuşumuz var, internetten muhteşem denizine, bembeyaz kumsalına bakıyorum, çok heyecanlıyım.



Mallorca'yı detaylarıyla yazarım size, o zamana kadar kendinize iyi bakın.

Seyahatle kalın.

Sevgiler,



İlginizi çekebilecek diğer gezi yazıları;
  1. Ege'de Çok Bilinmeyen 30 Gezilecek Yer
  2. Egenin akciğeri; URLA
  3. Eskişehir Gezi Rehberi / 2.Bölüm
  4. Eskişehir Gezi Rehberi/1.Bölüm
  5. Fethiye'de adrenalin dolu bir tatil için 5 öneri
  6. GAZİANTEP GEZİ REHBERİ
  7. GAZİANTEP GEZİSİ - 1
  8. GAZİANTEP GEZİSİ - 2
  9. GAZİANTEP GEZİSİ - 3
  10. GAZİANTEP GEZİSİ - SON :(
  11. GAZİANTEP TEN NELER ALDIM
  12. GEZİMANYA SÖYLEŞİM...
  13. GÖBEKLİTEPE - BALIKLI GÖL
  14. Günübirlik Gezilecek Yerler / 2.Bölüm
  15. Güzeller güzeli; Mordoğan-Karaburun
  16. Haydi tatile; KUMBURGAZ 'a
  17. KAHVALTI MEKANLARI - PART 4
  18. KARAGÖL GEZİSİ
  19. KAYRA BEACH / DİKİLİ
  20. Kirazlı Köyü / Hafta Sonu Kaçamağı
  21. Kozak ve Çam Fıstıkları
  22. Midilli (Lesbos) Adası Gezi Rehberi
  23. MİDİLLİ GEZİSİ - 1.BÖLÜM
  24. MİDİLLİ GEZİSİ - 2.BÖLÜM
  25. MİDİLLİ GEZİSİ - 3.BÖLÜM
  26. MİDİLLİ GEZİSİ - 4.BÖLÜM
  27. MİDİLLİ'DE YAZ - 1.Bölüm
  28. MİDİLLİ'DE YAZ - 2.Bölüm
  29. MİDİLLİ'DE YAZ - 3.Bölüm
  30. MİDİLLİ'DE YAZ - 4.Bölüm
  31. OCTOBERFEST !!! - Yeni !!
  32. OHAL Nedir? Bizleri Nasıl Etkileyecek? - Yeni !!
  33. Palamutbükü-Datça / 2014
  34. ROMA'yı Keşfetmeye Hazır Mısın?
  35. SAKIZ (Chios) ADASI PLAJLARI - Yeni !!
  36. SAKIZ ADASI (Chios) GEZİSİ - 1.BÖLÜM - Yeni !!
  37. SAKIZ ADASI (Chios) GEZİSİ - 2.BÖLÜM - Yeni !!


2 yorum:

  1. Biz de münih aktarmalı gitmiştik ve öyle hayran kaldık ki anlatamam. Ada
    çok güzel sanki maldivler. Bir hafta kalmıştık ve bu bile bize
    yetmemişti. çok fazla memnun kaldığım gezilerdendir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 hafta bize de yetmedi 🏝 daha kesfedilecek bir suru koy vardi hepsini birakip donduk 😥 Allah ikimize de tekrarini nasip etsin insallah, amin 😎

      Sil

Pekiii sen bu konu ile ilgili ne düşünüyorsun? Yorumunu yaz ben Özlem e iletirim... :))

INSTAGRAM @yollardahayatvar