Navigation Menu

KARDEŞİMİN HİKAYESİ


Ayşe Arman ın önerdiği kitapları her daim severek okurum, bu defa da bu kural değişmedi . Geçen gün köşesinde bahsettiği Zülfü Livaneli nin kitabı olan Kardeşimin Hikayesini ilk gördüğüm kitapçıda sahipleniverdim.

İlk elime aldığımda; ki yeni gözümü açmış, daha bir bardak su bile içmemiş olmama rağmen 67 sayfa, ikinci elime alışımda da geri kalan hepsini (kalın bir kitap değil) bir çırpıda bitirdim.

İlginç bir kişilik var karşınızda, sizi asıl çeken şey nasıl bitecek. Neymiş hikaye derken son sayfadasınız.

Kara sevdanın insana neler yaptığı, insanın kişiliğinde nasıl derin yaralar açtığı var ama bunları yazdım diye aşk romanı da sanmayın hemen. Karşımızda hiç bir canlıya dokunamayan , kitaplarının arasında, Karadeniz in ufacık bir köyünde yaşayan baş kahraman varken, aşk meşk işleri biraz zor tahmin edersiniz ki.

Daha çok psikolojik bir kitap diye tanımlayabilirim sanırım.

Özet geçmem gerekirse ; Emekli mühendis Ahmet, insanlardan kaçmak için Karadeniz in sakin bir balıkçı köyünde yaşamaktadır, garip özellikleri vardır mesela; hiç bir canlıya dokunamaz ama sarılmak bir ihtiyaç olduğu için kendine “sevgili” adını verdiği bir makina icat eder. Hiçbir insani duygusu yok, üzülmüyor, kızmıyor, kıskanmıyor, korkmuyor...

Günün birinde zengin komşusu “şuh Arzu” bir cinayete kurban gider. Bu durumda Ahmet in payına düşen ise; işi araştırmak için gelen çömez bir gazeteci kız olur.

Ahmet in yaşamı çok sıkıcı ama bir yandan da çok ilginç, bugünlerde sizi sarıp sarmalayacak bir kitap okumak istiyorsanız işte tam da size göre bir roman.

Zülfü Livaneli bu romanı; Güney Tayland da Andaman Denizine karşı yazmış, Zülfücüğüm o manzaraya karşı insan sadece kitap değil, kütüphane oluştururdu haberin olsun.

Kitabın ana fikri “unutmak olmasa hayata devam edemeyiz”

Anlamını kavrayınca hak vermemek elde değil. Düşünsenize ailenizden birini kaybetmenin acısını sonsuza kadar, ilk günkü gibi kalbinizde hissetseniz, yada ayrılık acısı hala kavursa içinizi, mutlu olmak, yediğiniz yemekten bile tat almak mümkün olabilir miydi

Unutmak bu dünyadaki en güzel şey demek isterdim ama benim gibi yakında sevgilisine bile ismini sorabilecek kadar unutkan birinin bunu söylemesi sakıncalı sanırım :)

1 yorum:

  1. Sanırım adaşız, aynı zamanda kitap hakkında duygudaşız :) yorumum burada http://www.kitapsohbetcisi.com/2013/12/livanelinin-matruskas-kardesimin.html

    YanıtlayınSil

Pekiii sen bu konu ile ilgili ne düşünüyorsun? Yorumunu yaz ben Özlem e iletirim... :))

INSTAGRAM @yollardahayatvar